1. ENGLISH
Haberler > Nefret Suçu: Bir Panel, Bir Atölye

Nefret Suçu: Bir Panel, Bir Atölye

10 Haziran 2013
Sosyal Hizmet Alanında Çalışanlar Derneği ve Ankara Barosu etkinliklerinde nefret suçu tartışıldı. Kaos GL, nefret suçlarının hedefi olan grupların başında LGBT’lerin gelmesine dikkat çekti 
3-8 Haziran 2013 Sosyal Hizmet Alanında Çalışanlar Derneği Uluslararası Konferans “Global Dünyada Çakışmalar”
Sosyal Hizmet Alanında Çalışanlar Derneği’nin 3-8 Haziran 2013 tarihleri arasında Ankara’da düzenlediği uluslararası konferansına Kaos GL de “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği’ne Dayalı Ayrımcılık ve Nefret Suçları” başlıklı atölye (5 Haziran) ile katıldı. Atölyenin yürütücülüğünü Kaos GL sosyal hizmet uzmanı stajyerleri Zeynep Acar ve Erkan Yıldırım ile Kaos GL Derneği Mülteci Hakları Koordinatörü avukat Hayriye Kara yaptı.
 
Atölyede “cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, ayrımcılık ve nefret suçları” tanımı yapıldıktan sonra Türkiye’deki genel durumun çerçevesi çizildi. Ardından Türkiye’de sosyal hizmet eğitimin bu alana ilişkin yanlış uygulamalarına değinildi. Hukuki danışmanlıktan, psikolojik danışmanlığa kadar çok geniş bir alanda çalışan sosyal hizmetin, eşcinsel, biseksüel ve trans olma durumunu sorun olarak algılayıp danışmanlık hizmetini buradan doğru vermesinin sonuçları tartışıldı. Aynı şekilde kamusal yarar ile bireysel yarar arasında denge kurma görevi olan hatta sosyal hizmet etiğine göre bireysel yararı öncelemesi gereken sosyal hizmetin Türkiye’de LGBT’ler söz konusu olduğunda, toplumsal önyargılar ve ahlak anlayışından hareketle kamu yarınını ön planda tuttuğu, çakışan bireysel yararlarda ise LGBT olmayan tarafın yararını gözettiğinin altı çizildi.
 
Atölye, katılımcıların iki örnek vaka üzerinden nasıl danışmanlık verileceğinin tartışılmasının ardından sona erdi.
 
7 Haziran 2013 Ankara Barosu Yasa İzleme Enstitüsü Alan Araştırma ve Yasa Hazırlama Dairesi Nefret Suçları Paneli
Ankara Barosu Yasa İzleme Enstitüsü Alan Araştırma ve Yasa Hazırlama Dairesi’nin düzenlediği Nefret Suçları Paneli 7 Haziran 2013 tarihinde ABEM’de (Ankara Barosu Eğitim Merkezi) gerçekleştirildiği. Panel’e Kaos GL adına Av. Hayriye Kara katıldı.
 
Açılış konuşmalarında Yasa İzleme Enstitüsünün çalışmaları ve özellikle son bir haftadır devam eden ve Türkiye geneline yayılan Gezi Parkı Direnişi ile polis terörüne değinildi. Özellikle direnişe destek veren avukatların da hedef haline geldiğinin altı çizilirken, polis şiddeti sonucunda boyun ve çene kemiği kırılan Stj. Av. Eda Akyol’a acil şfa dilekleri gönderildi.
 
Moderatörlüğünü Av. Türker Tok’un yaptığı panelde Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Asuman Aytekin İnceoğlu’nun “Nefret Suçu Kavramı ve Nefret Suçlarına İlişkin AGİT (Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı) Tavsiyeleri” başlıklı sunumu ile başladı. İnceoğlu sunumunda “nefret söylemi ile nefret suçu” kavramları arasındaki farka değindi ve nefret söyleminin nefret suçunun öncesinde, sonrasında ve sırasında olabileceğini ve nefret söyleminin nefret suçunun ispat açısında çok önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Ayrıca Nefret Suçları Yasa Platformunun hazırladığı “Nefret Suçları Yasası Taslağı” na değindi.
 
Ardından Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Hasan Sınar “Karşılaştırmalı Hukukta Nefret Suçları Yasaları” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. AGİT üyesi ülkeler ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki nefret suçları yasalarına değinen Sına, TCK’nun (Türk Ceza Kanunu) bulunan 216. Maddesinin bir nefret söylemi düzenlemesi olduğunu ancak uygulamada ise bu kanunun ifade özgürlüğünü engellemek için kullanıldığını belirtti. Türkiye’de nefret suçları hedefi olan LGBT’lerin ise, yasalaşma sırasında çok tartışılacağının ve koruma dışı bırakılabileceğinin altını çizdi.
 
Son olarak sunum yapan Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Öykü Didem Aydın iseKriminoloji, Ceza Hukuku ve Anayasa açısından Nefret Suçları ile mücadelenin değerlendirmesini yaptı.
 
Panel’e Kaos GL adına katılan Av. Hayriye Kara sunumların sonunda söz alarak, Türkiye’de nefret suçlarının hedefi olan grupların başında LGBT’lerin yer aldığını belirtti. Özellikle nefret cinayetlerinde “ters ilişki teklifinin” haksız tahrik olarak kabul edildiğini ve verilen cezanın indirildiğini dile getirdi. Ardından nefret söylemine değinen Kara, özellikle Avcılar olaylarından sonra, transların fiziksel şiddetin hedefi olduğunu ve son olarak şiddetin bir transın öldürülmesine kadar vardığını belirtti.