1. ENGLISH
Haberler > Başkentte Ayrımcılıkla Mücadele Siyasi Kriterleri Semineri

Başkentte Ayrımcılıkla Mücadele Siyasi Kriterleri Semineri

14 Kasım 2012
Avrupa Birliği Komisyonu ile Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Siyasi Kriterler Semineri” 13-14 Kasım’da Ankara’da gerçekleşti.
 
Seminerde AB uzmanları, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi diğer kamu kuruluşlarından yetkililer, akademisyenler ve sivil toplum örgütü temsilcileri konuşmacı ve katılımcı olarak yer aldılar.
 
Etkinlikte ağırlıklı olarak Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Yasası Taslağı ile cinsiyet, engellilik, Roman yurttaşlarla ilgili etnik ayrımcılık ve cinsel yönelim ile cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıklar ele alındı. Çalıştaylarda özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin istihdam politikalarının uygulanmasında ve çalışma hayatında yarattığı eşitsizlik, taciz ve sosyal dışlama problemleri ve ilgili AB Direktifleriyle mevcut ulusal mevzuat üzerinde duruldu.
 
Dezavantajlı Grupları Ayrımcılığa Karşı Koruma Çalıştayı’nın davetli konuşmacılarından Romanita Iordache’nın sunum içeriği lezbiyen, gey, biseksüel, trans (LGBT) bireylerin hakları açısından Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıydı. Iordache sunumunda LGBT bireylere yönelen ayrımcılık ve şiddete karşı koruma getiren yasal düzenlemelerin sosyal politikalar ve resmi istatistiklerle desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
 
Seminer dâhilinde sıklıkla tartışmaya açılan “Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Yasa Tasarısı Taslağı”, AB müktesebatı ile Türkiye ulusal yasalarının ve teşkilatının uyumlulaştırma süreci için özel önem taşıyor. Şu an aşağıdaki İçişleri Bakanlığı sitesinde yer alan taslağa göre Türkiye kamu yönetimi, İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) tarafından 2009 yılında hazırlanarak TBMM ve Bakanlıklar’a sunulan yasa taslağının büyük bölümüne sadık kalmış. Ancak, ayrımcılığa karşı korunan kategorilerden eşcinsel, biseksüel ve trans bireyleri ifade eden “cinsel kimlik”in çıkartılması ulusal ve uluslararası düzeyde büyük eleştiri ve kaygılara neden olmuştu. Bu kaygılar seminere katılan AB uzmanları, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri tarafından yine sıklıkla yinelendi: Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini dışarıda bırakan bir ayrımcılıkla mücadele yasası, ayrımcılık yapan bir yasa olur.
 
Tartışmalarda önemle vurgulanan bir diğer nokta taslakta önerilen Eşitlik Kurulu’nun yapısı, devlet ve hükümetten bağımsızlığı; İnsan Hakları Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu gibi diğer mekanizmalar ile olası çakışma durumları ile ilgiliydi.  Katılımcılar geçtiğimiz aylarda yasalaşan Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun teşkilat yapısını, daha bağımsız ve yaptırım/hareket gücü yüksek olması bağlamında eleştirirken, bu durumun Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu’nda da yaşanmamasını umduklarını belirttiler. Bir diğer vurgu da Eşitlik Kurulu üyelerinin ağırlıkla yürütme tarafından atanmasının sonucu olarak kurulun korunan kategorileri yasada yer alanlarla sınırlı tutup geniş yorumlanmayacağı konusundaki endişelerdi.
 
Seminere Kaos GL Derneği’nden Hayriye Kara ve Murat Köylü katıldı.
 
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Yasası Taslağı’nın İçişleri Bakanlığı sitesindeki versiyonuna erişmek için lütfen tıklayınız.