1. ENGLISH
Haberler > Kaos GL Eylül 2012 Medya Raporu Yayınlandı

Kaos GL Eylül 2012 Medya Raporu Yayınlandı

5 Kasım 2012
Derneğimiz, yaklaşık dört yıldır düzenli olarak medyayı izliyor ve kaosgl.org web sitesinden kamuoyu ile paylaşıyor. Raporlar her yıl kitaplaştırılıyor. Eylül ayına ait aylık raporun verileri de aşağıda sıralanmakta.
 
Eylül ayı içerisinde “gey, gay, lezbiyen, transeksüel, transseksüel, travesti, eşcinsel, biseksüel, ibne, sevici, queer, cinsel yönelim, cinsel tercih, cinsel kimlik” kelimelerinin geçtiği 230 adet haber taradık. Bu haberlerin 13’ü yerel gazetelerde, 9’u dergilerde yayınlandı. 127 haberde LGBTT bireyleri ilgilendiren, doğrudan eşcinsellik üzerine yazılmış haberler. 103 tanesinde yukarıda belirtilen anahtar kelimeler geçmekte, Yazıların dağılımı şöyle: 57 adet köşe yazısı, 109 adet haber, 24 kültür/sanat haberi, 38 magazin haberi.
 
Ay içerisinde yapılan bu 230 haberden 71 tanesi insan haklarına duyarlı. 15 tanesi uzman ve LGBT görüşlerine yer veriyor, ayrıca 19 haber eşcinsel bireyleri olumlu yönlendiriyor. 43 haberde, yukarıda belirtilen anahtar kelimelerden “gay, homoseksüel ve cinsel tercih” ifadeleri yanlış bir şekilde kullanılmış. 11 haber LGBT bireyleri cinsel obje olarak gösteriyor. 31 haberde eşcinseller kriminalize ediliyor. 89 haber eşcinselliğe ilişkin stereotipleri güçlendirecek şekilde hazırlanmış, yaklaşık 41 haberde de homofobik bir dil kullanılmış. 18 adet haberde LGBT bireylere yönelik şiddet ve tecavüz meşrulaştırılıyor. Dört haberde nefret söylemi bulunmakta.
 
Bu ay Milliyet Gazetesinin manşetinde yer alan bir haber, Adalet Bakanı’nın nefret suçuna yönelik açıklaması ile ilgiliydi. ”
 
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in NTV’ye verdiği demeç: Nefret suçlarına yönelik yasal çerçevenin nasıl olacağı sorusu üzerine "Peygamberimize dönük saldırı içeren filmlerin yayımlanmasından sonra oluşan hassasiyet de gözetilerek, kişilerin din, dil, ırk, renk, dini inanç, felsefi kanaat , cinsiyet, cinsel tercih noktalarından hareketle önyargıya dayalı olarak işlenmiş suçlarda belli bir ceza artırımı ve özel cezalandırma sistemini öngören nefret suçu dediğimiz bir düzenleme yapılması ihtiyacı hasıl oldu”, “Türkiye’de kişilerin dilinden, dininden, renginden, mezhebinden, kanaatinden, cinsiyetinden, cinsel tercihinden dolayı önyargılarla şiddetle karşılaşması veya hakarete uğrayacak şekilde bir saldırıya maruz kalması bir şekilde ceza müeyyidesi ile bir yaptırıma bağlanacak” açıklamasını Milliyet gazetesi, 26 Eylül tarihinde manşetine taşıdı.
 
Eylül Ayında LGBT bireylere yönelik nefret söylemi içeren ve kriminal haberler:
 
Diyarbakır’da 17 yaşındaki bir gencin (R. A.) Temmuz ayında babası ve amcası tarafından öldürülmesinin nefret cinayeti olduğu ortaya çıktı. Aşağıda Akşam ve Haber Türk gazetelerinden alınan örnekleri görüyoruz. Radikal gazetesinden Orhan Kemal Cengiz de bu konuyu köşesine taşıyor.
 
Akşam gazetesi “Bu Ne Şiddet” başlığıyla yakın dönemde gerçekleşen üç cinayeti haber yaptı. Diyarbakır’da öldürülen genç için “nefret cinayeti” ifadesini kullandı. Gazetede, haberin, Kaos GL web sitesinden alınarak hazırlandığı da belirtilmekte.
 
Haber Türk gazetesinin birinci sayfasında yer alan habere “Diyarbakır’da’ Güneşi Gördüm” başlığı atılmış: “Bu bir Mahsun Kırmızıgül filmi değil, gerçek: Diyarbakır’da aile meclisi karar verdi, baba ve iki amca 17 yaşındaki R A’yi eşcinsel diye katletti. Bir çukura atılan cesedi köylüler buldu”.  Haber Türk gazetesi 3 Eylül tarihinde de yine Diyarbakır’da bulunan “KESKESOR” oluşumunun basın açıklamasına yer verdi.
 
 Şok-28 Eylül
 
İstanbul Avcılar’da Eylül ayının son haftasında “transfobik nefret çağrısı” birçok gazetede yer aldı. İfade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek olan bu haberler Avcılar’da oturan birçok trans birey için tehdide dönüştü. Nitekim Ekim ayının başında medyanın körüklemesiyle 4 Ekim’de bir “linç” girişimi oldu. Kaos GL Derneği de 4 Ekim tarihinde konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Şok gazetesinde yayınlanan 29 Eylül tarihli “Travesti Babanın Katiline 24 Yıl” başlıklı haber de saldırganın ifadesine göre hazırlanmış olup LGBT bireylere yönelik şiddeti meşrulaştıran haberler arasında yer aldı. Haberde kullanılan görseller de LGBT’lere yönelik önyargıları yeniden ürettiği için sorunlu kategorisinde bulunmakta.
 
Akit gazetesi rutinini bu ay da bozmadı.
 
LGBT bireylere yönelik nefret söylemi içeren yayınlarıyla öne çıkan Akit gazetesi bu ay da BDP’ye ve BDP milletvekillerine yönelik dört ayrı haberde LGBT unsurunun altını çizerek nefret söylemi üretmekten ve ayrımcılık yapmaktan vazgeçmedi.
BDP yine fesat peşinde” – FURKAN ALTINOK – ANKARA. Bölgede sık sık huzursuzluk kaynağı provokatif eylemlere imza atan BDP’li belediyeler, yeni bir fitnenin peşinde. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Bağlar Belediyesi’nin STK’larla ortaklaşa düzenlediği "Eleştirel Psikoloji Sempozyumu”’nda azınlık psikolojisi, iki gün boyunca tartışılacak. Sempozyumda, Kürt vatandaşlarımız, sanki azınlıklarmış gibi ele alınarak radikal görüşler dile getirilecek. Sapkınların örgütü Kaos GL’nin de destek verip katıldığı sempozyumda ayrıca, homoseksüel, travesti ve lezbiyenlerin "maruz kaldıkları sorunlar" da ele alınacak.
 
Yeni Akit 15 Ağustos tarihinde de “Şişli’de Kürtçü Taksim’de Homo” başlıklı haberinde Ertuğrul Kürkçü ve LGBT örgütlerini hedef aldı.
Yeni Akit-3 Eylül - Yeni Akit 15 Eylül
 
“Nefret suçu tezgahı” 27 Eylül: Hükümet’ten "nefret suçuna yasal yaptırım" talebinde bulunan çevrelerin, "Kimi yazarlar Ermenicilik yapıyor", "Terör örgütü PKK adına PR yapan gazeteciler, aydınlar var" şeklindeki yayınlar ile "Kahrolsun İsrail", "Ermeni soykınmı yoktur" gibi sloganların önünü kesmeyi amaçladığı belirtiliyor. Nitekim "nefret suçlarına" ilişkin yasa tasarının gündeme getirilmesi talebiyle kampanya üstüne kampanya düzenleyen çevreleri ağırlıklı olarak gayrimüslimler ile eşcinsellerin oluşturması dikkat çekiyor. (Yeni Akit)
 
Yukarıda alıntılanan haberde yine "Alevi Bektaşi Federasyonu, Dersim Ermenileri Demeği, Hrant Dink Vakfı, Midyat Süryani Kültür Demeği, İstanbul Protestan Kiliseler Vakfı, Kurtuluş Kiliseleri Derneği, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Kaos GL Derneği ve Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği” hedef gösterilmekte.
 
Magazin haberlerinde marjinalleştirme ve kriminalize edilen trans kimlikler
 
Eylül ayında Müzisyen Can Bonomo ve Ebru Gündeş ile ilgili iki magazin haberi gazetelerde yer aldı. Bu haberlerde trans kimlikler “şoke edici”, “endişe verici” unsurlar olarak sunuldu, transların varlığı “taciz” ve “kabus”la özdeşleştirildi.
 
Takvim: Can Bonomo, gece vakti yanına gelip “Barış istiyoruz” diye bağıran travestiyi görünce hızla oradan kaçtı. Tacize uğrayan ünlüler kervanına katıldı Genç müzisyen, çıkışta şoke oldu. Bonomo’nun yanına gelen bir travesti, "Ortadoğu’da barış istiyoruz" diye bağırdı. Neye uğradığına şaşıran müzisyen, son sürat oradan uzaklaştı.
 
Akşam: Bonomo, taksiye bineceği sırada yanına yaklaşan bir transseksüel "Ortadoğu’da barış istiyoruz" dedi. Bu çıkışla şaşkınlığı yüzüne yansıyan popçu, hızlı adımlarla uzaklaştı.
 
Posta: Can Bonomo otomobile binerken bir yandan göz ucuyla Eylem’i izliyordu. Her ne kadar gülse de endişelendiği her halinden belliydi.
 
Güneş (28 Eylül): “Ebru Gündeş’e Travesti Tacizi” – Ebru Gündeş ve eşi, İstanbul’un göbeğinde travesti tacizine maruz kaldı.
 
Posta: “İkinci Travesti Şoku” – Ebru Gündeş travestiler yolu kesince panikledi. Can Bonomo bir hafta önce Cihangir’deki Jash Restaurant’dan çıkarken Eylem adlı travesti yolunu kesmiş, "Barış istiyoruz" diye bağırmıştı. Neye uğradığını şaşıran Can Bonomo taksiye atlayıp kaçmıştı. Önceki gece Ebru Gündeş ile Azeri eşi Reza Zarrab da travesti şoku yaşadı.
 
Şok: Eşi Reza Zarrab’la eğlenmeye giden Ebru Gündeş’e mekan çıkışı travestiler çığlık çığlığa bağırarak sevgi gösterisinde bulundu.
 
Takvim: “Ebru’ya Taciz” – Şarkıcı Ebru Gündeş’in kırk yılda bir çıktığı gece turu kabusa dönüştü. Bir Travesti sanatçının önüne geçip Gündeş’i korkuttu.
 
Hürriyet gazetesinden Cengiz Semercioğlu bu başlıklara köşesinde yer verdi, aynı haberin Kelebek’te de yayınlandığını ama haberde cinsel kimlik vurgulamasının ayrımcı olacağını köşesinden duyurdu: “Bu haber dün bütün gazetelerde vardı, Kelebek’te manşetti. Dikkat ettim, bizim dışımızda herkes hayranların cinsel kimliği üzerine vurgu yapmıştı. ‘Travestiler yolu kesti. Korumalar travestileri olay çıkarmadan uzaklaştırdı. Travestiler tezahürat yaptı’ diye yazdılar. Haberin en önemli unsuru bu mudur? Kadın hayranları ya da erkek hayranları yol kesse cinsel kimlikleri haberde bu kadar öne çıkarılır mı? Ebru Gündeş’in heteroseksüel, biseksüel, gay, lezbiyen hayranları olabileceği gibi travesti hayranlarının da olmasından daha doğal ne olabilir? Her hayranının cinsel kimliği üzerinden mi yapacağız haberi? Biz bu sorunun yanıtına ‘hayır’ dediğimiz için dünkü haberde travesti vurgusunu yapmadık. Diğer gazetelere bakınca böyle bir noktaya takılmadıklarını gördüm, üzüldüm.”
 
DÜNYA GÜNDEMİ
 
Medya ve aile eliyle meşrulaştırılan tecavüz
 
“Kızını Tavlayana 65 Milyon Dolar!”: Kongolu bir milyarder, eşcinsel olan kızını tavlayıp ’doğru yola döndüren’ erkeğe 65 milyon dolar vaat etti “(Vatan 27 Eylül), “Lezbiyen Kızını Baştan Çıkarana Servet Verecek” (Milliyet 27 Eylül), “Türkiye’den Evlenme Teklifi Yağmış”(Posta 29 Eylül), “Türkler evlenmek için sıraya girdi !”(Güneş 29 Eylül), “Türkiye’den Evlenme Teklifi Yağdı!”(Vatan 29 Eylül) “Kızımı Düzeltin Diyen Babaya Teklif Yağdı” (Haber Türk 29 Eylül)
 
Bu başlıklarla verilen haber özellikle eşcinsel kadınlara yönelik düzeltici tecavüz kavramını akıllara getirdi, Kaos GL Derneği bu haberler üzerine bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt eşcinsel onur yürüyüşüne katıldı, bu yürüyüşte sorulan “eşcinsel ilişkiniz oldu mu” sorusu Başbakan’ın yürüyüşe katılımından daha öne çıkartılarak magazinleştirildi.
 
Fransa’da Bakanlar Kurulu’nda sunulacak kanun tasarısı, Fransız eşcinsellere artık evlenme ve evlat edinme yolunu açıyor. Akşam ve Hürses gazetelerinde yer alan başlık; “Eşcinsellere Evlilik ve Evlat Edinme Hakkı” 12 Eylül tarihinde 13 Eylül’de ise Birgün gazetesinde yer aldı.
 
Malezya’da Yine Kötü Bir Uygulama ve Açıklama
 
Hürriyet 15 Eylül – “Malezya’nın tek derdi gay çocuk ’ayıklamak’”: Eşcinselliğe karşı sert politikalarıyla tanınan Malezya’dan yine çok tartışılacak bir uygulama haberi geldi. 1998’de eşcinsellik suçlamasıyla eski Başbakan Yardımcısı Enver İbrahim’in hapse atıldığı ülkede hükümet, öğretmen ve ebeveynlerin, "çocuklardaki eşcinsellik işaretlerini" belirleyebilmelerine yönelik seminerler düzenleme planını yürürlüğe koydu. Malezya Öğretmenler Vakfı bu amaçla ülke çapında 10 seminer organize edecek. Vakfın sözcüsüne göre, şu ana kadar seminerlere 1500 kişi katıldı. Son seminerde dağıtılan broşürlere göre, erkek çocuklarda eşcinsellik işaretleri "açık renkli, tayt tipi kıyafetler giymek, büyük çantalar taşımak" şeklinde tarif edildi. Kız çocuklarındaki olası lezbiyenlik eğilimleri ise daha belirsiz; "erkeklere ilgi duymama, kadınlarla vakit geçirmeyi ve uyumayı sevme".
 
İNSAN HAKLARINA DUYARLI KÖŞE YAZILARI
 
Radikal gazetesinden Orhan Kemal Cengiz’in köşe yazısı – ”Ciddiyet ve Cinayet”: “Serdar Turgut’un, Ertuğrul Özkök’ün ’eşcinsel’ olduğunu söylediği röportajıyla başlayan, Özkök’ün ’Gizli eşcinselim’ başlıklı yazısıyla devam ettirdiği ’muhabbete’, ben de katıldım geçenlerde ve bu tür tartışmaların, insanların cinsel yönelimlerini değiştirmeyeceğini ama ’kesif homofobik kültürümüzü bir nebze olsun değiştirebileceğini’ düşündüğümü söyledim. Son olarak Nazlı Ilıcak konuyu köşesine taşımış ve cümlemize birden ayar vermiş. Ilıcak bizleri, gündem bu kadar yoğunken böylesine ’light’ konuları ele aldığımız için eleştiriyor. Bu tür şeylerin yazılacağı ’Ayşe Arman’ınki tarzı köşeler varmış. Ilıcak bizleri ’ciddiyete’ davet ediyor. Bense fazla ’ciddiyetin’ çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Bakın bizim fazla ’ciddi’ kültürümüz, eşcinselleri feci şekilde öldürüyor. Ilıcak bu satırları yazdığı sıralarda Diyarbakır’da işlenen korkunç bir ’namus cinayeti’nin detayları ortaya çıkıyordu. 17 yaşındaki R.A. eşcinsel olduğu için gece gündüz dayak yiyormuş babasından. R.A. bu cehennem azabından kurtulmak için evden kaçıyor. Amca ve baba çocuğu buluyor ve kaçırıyorlar. Baba oğluna tam 14 defa ateş ediyor, çoğunu da kafasına. Biz biraz daha ’light’ bir kültürde yaşasaydık, daha az tabularımız olsaydı, belki de R. A.’nın babası oğlunu olduğu gibi, bir insan olarak sevebilmeyi de öğrenecekti.”
 
Taraf gazetesinden Esmeray’ın (5 Ağustos) “Nefret: 14 Kurşun” başlıklı köşesi de insan haklarına duyarlı yazılar arasında yer almakta, yazıda, R.A cinayeti sosyolojik ve psikolojik açıdan ele alınmış.
 
Hürriyet gazetesinden Melis Alphan (6 Eylül) “Bize Göre Türkiye’de Eşcinsel Yok” başlıklı yazısında yasal koruma ve düzenlemelerin olmaması nedeniyle yaşanan ihlalleri yazmış: “Eşcinsel olduğu tespit edilen memurlar devlet memurluğundan çıkarılarak cezalandırılıyor. Meslekten kovulan polis memurları, öğretmenler var. Devlet burada ayrımcılık yapıyor. CHP ile BDP, Anayasa’nın eşitlik maddesine ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsel kimlik’ ifadelerinin eklenmesine dair teklif sundu. Ne var ki MHP ile AKP ‘Biz bunun önünü açamayız’ dedi. Oysa, Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki cinsiyet tanımı çıkarılsa ve ‘cinsiyet kimliği’ sokulsa... Kanunların uygulanması sağlanır. Ceza kanunları, iş kanunu, devlet memurları kanunu ve polisin tabi olduğu kanun bu şekilde değişir. Eşcinseller öldürüldüğünde mahkemeler genellikle katillere haklı tahrik indirimi uyguluyor. Maktulün eşcinsel olması hafifletici sebepten sayılıyor. Ağırlaştırılmış müebbet cezası alması gerekirken, katil 10-15 yıl gibi bir cezaya çarptırılıyor. Aynı suç bir kadın erkek arasında işlense çok daha ağır cezalandırılır. Danimarka Başbakanı eşcinsel yürüyüşüne katılıyor. Biz burada eşcinseller ‘yokmuş’ gibi yapıyoruz. Bir Danimarka olamayız belki... Ama insana da insan diyemez miyiz?”
 
LGBT ÖRGÜTLER VE KAOS GL İLE İLGİLİ HABERLER
 
Kaos GL MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel İle Görüştü
 
Kaos GL Hukuk Danışmanı Avukat Hayriye Kara ve Dış İlişkiler Koordinatörü Murat Köylü, MHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ruhsar Demirel’i MHP Genel Merkezi’ndeki makamında ziyaret etti. Bu ziyaret, Haber Türk gazetesinde “MHP’den Eşcinsel Açılımı” başlığıyla yer aldı.
 
Kaos GL Derneği’nin, BDP’li milletvekillerine yönelik tutuklamalar nedeniyle yaptığı açıklama 20 Eylül tarihinde Gündem gazetesinde yer aldı.
 
Kaos GL Derneği’nin Çıralı’da düzenlediği “Eşcinsel ve Biseksüel Kadın Kampı” Gündem ve Cumhuriyet Akdeniz gazetelerinde yer aldı :
 
Gündem gazetesi – 7 Ağustos – “Eşcinsel Kadınlar Görünecek”: Eşcinsel ve biseksüel kadınlar, Kaos GL’nin 13-16 Eylül arasında Antalya Çıralı’da gerçekleşecek kadın kampında buluşacak. Uluslararası Feminist Forum’un ardından eşcinsel ve biseksüel kadınlar düzenli olarak Kaos GL’de bir araya gelerek çeşitli faaliyetler düzenliyorlardı. Çıralı’daki kamp da kadınların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği kaynaklı sorunlarını tartışmak ve bu sorunlan görünür kılmak için oluşturulan kadın grubunun faaliyetleri arasında yer alıyor. Kampta neler olacak? Kamp süresince atölyeler, çeşitli sunumlar ve bir muhabir eğitimi düzenlecek. Ana başlıkları çalışma grubu toplantılarında şekillenen atölye ve sunumlarda medya, hukuk, edebiyat ve cinsellik konuları ele alınacak. Kaos GL Kadın Çalışma Grubu etkinliklerinin bir kısmı, çalışma grubu dışındaki eşcinsel ve biseksüel kadınlara da açık olacak.
 
Siyah Pembe Üçgen Derneği, Kenan Evren’in yargılandığı 12 Eylül 1980 Darbesi davasına müdahil olmak için başvuruda bulundu. Haber Türk gazetesinde 8 Eylül tarihinde başvurunun yapılacağı, 15 Eylül tarihinde ise başvurunun reddedildiği haberi yayınlandı.
 
SpoD’un LGBT bireylere verdiği hukuki danışmanlık hizmeti de Güncel Hukuk’un Eylül sayısında duyuruldu: “LGBT Bireylere Hukuki Danışmanlık” – Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) eşcinsel, biseksüel, travesti veya transseksüel bireylerin cinsiyet kimlikleri veya cinsel yönelimlerinden dolayı karşılaştığı hukuksal sorunlarla ilgili olarak danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Dernek, LGBT bireylerin yaşadığı her türlü ayrımcılık ve şiddet olaylarına karşı teorik ve pratik çözümler üretmeyi hedefliyor.