1. ENGLISH
Haberler > Geleneksel Değerler Bahane LGBT Hak İhlali Şahane

Geleneksel Değerler Bahane LGBT Hak İhlali Şahane

9 Ekim 2012

Rusya’nın eşcinsel karşıtı karar metni BM İnsan Hakları Komisyonu’ndan geçti. Metin her ülkeye insan haklarını kendi anladığı-bildiği şekilde yorumlama ve uygulamaya fırsatı veriyor

 
Rusya Birleşmiş Milletlerde lezbiyen, gey, biseksüel, trans (LGBT) ve kadın hakları yerine ‘geleneksel değerleri’önceleyen bir oylama kazandı. Karar metninde insan hakları dâhilinde bulunan cinsel yönelime ve trans kimliklerin korunmasına dair ibareler böylece silinmiş oldu. Böylece BM’nin eşcinsel ilişkiyi dünya genelinde yasallaştırmak adına yapması gereken oylamaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğu bir kez daha görüldü.
 
Rusya’nın eşcinsel karşıtı karar metni BM İnsan Hakları Komisyonu’ndan 27 Eylül’de geçti. ‘İnsan hakları ve temel özgürlüklerin insanlığın geleneksel değerlerinin daha iyi bir yorumu aracılığıyla genişletilmesi’ başlığını taşıyan metin 7 çekimser15 karşı oy alarak 25 ülke tarafından desteklendi ve kabul edildi.
 
Karar metni “geleneksel değerlerin daha iyi bir yorumuna” ve “ailenin önemine” vurgu yaparak “geleneksel değerlerin insan haklarının genişletilmesi ve korunmasında, insan haysiyetinin muhafazasında ve özellikle insan hakları eğitimi süresinde pratik olarak kullanılabileceğini” ifade ediyor.
 
Uzmanlar karar metninin dünya genelinde muhafazakârlar tarafından LGBT ve kadın haklarının kısıtlanması amacıyla kullanılacağı görüşünde.
 
Metnin taslak sahibi ve destekçisi Rusya hâlihazırda ülkesinde “geleneksel değerler” kavramını aynı amaç için kullanmakta. Örneğin Moskova Onur Yürüyüşü başta olmak üzere birçok LGBT etkinliği geleneksel ya da dinsel değerlere uygun olmadığı ya da ‘insan haysiyetini alçalttığı’ gerekçesiyle yasaklanmıştı. Ayrıca Rusya’da yeni kanunlar LGBT hak mücadelesi içeren etkinlikleri ‘eşcinsellik propagandası’ yapmakla ve açıkça ‘geleneksel aileye muhalefetle’ itham etmekte.
 
Uzmanlar ayrıca ‘geleneksel değerlerin’ sıklıkla gey ve trans bireylere karşı işlenen ‘namus cinayetleri’ ile LGBT bireylere ve kadınlara karşı işlenen cinayet, tecavüz, kadın sünneti gibi devlet destekli diğer birçok istismarın meşrulaştırılmasında kullanıldığına dikkat çekiyorlar.     
“Metin her ülkeye insan haklarını kendi anladığı-bildiği şekilde yorumlama ve uygulamaya fırsatı veriyor”
 
Rusya’dan LGBT hakları mücadelecisi avukat Nikolay Alekseyev kararla ilgili şöyle konuştu:
 
“Rusya mahkemelerinde ‘geleneksel değerler’ kavramı kadar sık kullanılan eşcinsel hakları karşıtı bir başka‘ulusal’ kavram daha bulamazsınız. Rusya Moskova Onur Yürüyüşü gibi gelecek LGBT eylemlerini yasaklamak için kullanabileceği bir yasa sahibi olmak istiyor. Bundan böyle ne BM Komisyonu’ndan ne de Avrupa Komisyonu’ndan Rusya’nın karşına çıkabilecek, uluslararası metinlerden ya da yasalardan, yasal itiraz yok. Bu karar metni her ülkeye insan haklarını kendi anladığı-bildiği şekilde yorumlama ve uygulamaya fırsatı veriyor. İnsan haklarının evrensel mahiyetini baltalayan bu karar metni tehlikeli ve utanç verici.”
 
IDAHO meselensin takipçisi olacak
 
Uluslararası Homofobi Karşıtı Gün Komitesi (IDAHO)’nun kurucusu ve başkanı Louis-Georges Tin ise şunları söyledi;
 
“Rusya birkaç yıldır Birleşmiş Milletlerde ‘geleneksel değerlerin’ tanınması gayretinde; Suudi Arabistan, Beyaz Rusya, Çin, Küba, Kuzey Kore, Kuveyt, Pakistan, Suriye ve son zamanlarda insan haklarına katkı sunmakta başarı sağlamış diğer birkaç ülke tarafından destekleniyor. Mesele büyük bir kızışma halini almış durumda. IDAHO bu yeni karar metninin sonuçlarıyla yakından ilgili ve Fransa hükümetine bir an evvel dünya çapında eşcinselliği yasallaştıracak bir karar metni yazması için baskı yapıyor. Fransa başkanı François Hollande 25 Eylül’de bu sözü verdi. Şimdi harekete geçme zamanı!”
 
“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle tam bir tutarsızlık içinde”
 
Birleşmiş Milletlerde LGBT hakları için mücadele eden Uluslararası ARC’tan John Fisher da şunları söyledi;
 
“Bu karar metni uluslararası insan hakları hukukunun genel ilkesi olarak geleneksel değerleri benimseyerek bunları devletin değerleri olarak dayatmış oluyor, yani İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle tam bir tutarsızlık içinde. Bu Rusya’nın kendi muhafazakâr perspektifini pekiştirmek için kullandığı kötücül gündemin bir parçası. Bizce Birleşmiş Milletler, devletlerin kendi ahlaklarını ve geleneklerini kullanarak insan haklarını baltalamalarına müsaade etmek yerine temel insan hakları ilkelerini desteklemeleri konusunda kararlı olmalıdır.
 
Taslağı Rusya tarafından kaleme alınan ve sunulan metin Angola, Beyaz Rusya, Çin, Küba, Kuzey Kore,Ekvator, Kırgızistan, Malezya, Myanmar, Pakistan, Sri Lanka, Suriye, Özbekistan, Venezüella, Vietnam’ın oylarıyla kabul edildi. Afrika Grubu ülkelerinden Botsvana ve Mauritius’un karşıt oy verdiği tasarı için Benin ve Nijerya çekimser oy verdiler. Asya komisyonunun tüm üyeleri ve Doğu Avrupa’dan yalnızca Rusya karar metnini destekledi. Başta Avusturya, Belçika, İtalya, Norveç, İspanya ve ABD olmak üzere tüm Batılı Devletler karar metnine aleyhte oy verdiler.(GayStarNews)
 
İnsan Hakları Komisyonu tarafından Kabul Edilen Karar Metni
 
İnsan Hakları Komisyonu tarafından kabul edilen karar ve hükümler Komisyon’un on altıncı oturumunun (A/İHK/16/2) birinci bölümünde ihtiva edilecektir.
 
16/3 İnsan hakları ve temel özgürlüklerin insanlığın geleneksel değerlerinin daha iyi bir yorumu aracılığıyla genişletilmesi
 
İnsan Hakları Komisyonu,
 
Birleşmiş Milletler Bildirgesi’nde ilan edilen amaç ve ilkelerin izinden ayrılmaksızın;
Herkesin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde ifade edilen hak ve özgürlüklere sahip olduğunu ve hiç kimsenin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ve ya başka bir akide, ulusal ya da toplumsal menşe, mülkiyet, doğuş veya başka bir durum dolayısıyla herhangi bir ayrımcılığa maruz kalamayacağını kabul ederek,  
Devletlerin insan hakları ve temel özgürlüklerin tamamı için evrensel saygının arttırılması ve herkes için uygulanması ve korunması adına resmi olarak taahhüt ettikleri Viyana Bildirgesi ve Eylem Programı’na ilaveten;
Bildirge uyarınca, İnsan haklarıyla alakalı diğer tüm belgeler ve uluslararası hukukun izinden ayrılmaksızın hak ve özgürlüklerin tamamının evrensel mahiyetinin tartışılmaz olduğunu belirterek,
İnsan haklarının tümünün birbiriyle bağlantılı, bütünsel ve evrensel değerler olduğunu; bu nedenle tamamının aynı önemle adil ve eşit bir biçimde uygulanması gerektiğini;
Devletlerin mevcut tarihsel, kültürel ve dinsel geçmişleri ile ulusal ve bölgesel farklılıkların önemini dikkate alarak; siyasal, ekonomik ve kültürel düzenlerine bakılmaksızın, her Devletin temel hak ve özgürlüklerin tamamını desteklemek ve korumak mecburiyetinde olduğunu yineleyerek,
Bütün insanlık ailesi içinde yer alan her kültürün ve medeniyetin kendi gelenek, görenek, din ve inancı içerisinde paylaştıkları ortak değerler bütünü olduğunu ve bu değerlerin insan hakları yasalarının ve seviyesinin gelişimine önemli katkılar sunmuş olduklarını kabul ederek,     
Geleneklerin evrensel insan hakları yasalarını ve seviyesini ihlal edecek zararlı eylemleri meşrulaştırmaya davet çıkarmayacağını önemle vurgulayarak,
 
İnsan Hakları Komisyonu’nun 2 Ekim 2009 12/21 karar metnini feshederek,
 
1.       Evrensel insan hakları yasalarının arttırılması ve temel özgürlüklerin seviyesinin korunmasına katkı sunabilecek insanlığın geleneksel değerlerinin nasıl daha iyi yorumlanacağına dair görüş alışverişinin yapılacağı 4 Ekim 2010 tarihli çalıştay kararını memnuniyetle karşılar;
2.       Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin bahsi geçen çalıştayın fezlekesini içeren raporu da memnuniyetle karşılar;
3.       Haysiyet, özgürlük, mesuliyet ve bütün insanlık tarafından paylaşılan geleneksel değerleri ve evrensel haklar belgelerinde şekillendirilen değerleri kabul eder;
4.       Bu değerlerin daha iyi yorumlanarak kavranmasının insan hakları ve temel özgürlüklerin artmasına ve korunmasına katkı sunacağını benimser;
5.       Ailenin, kamunun, toplumun ve eğitim kurumlarının bu değerlerin muhafazası ve aktarılmasında sahip olduğu rolün ve insan haklarına saygının artması, kitleler tarafından kabulünün yaygınlaşmasına sağladığı katkının önemine dikkat çeker ve bütün Devletleri bu rolün sağlamlaştırmak için uygun önlemler almaya davet eder;
6.       İnsan Hakları Danışma Komisyonu’ndan haysiyet, özgürlük, mesuliyet ve geleneksel değerlerin daha iyi bir yorumunun insan haklarının arttırılması ve korunmasında nasıl katkısı olabileceğine dair ir çalışma hazırlamasını ve bunu yirmi birinci oturumdan önce komisyona sunmasını talep eder
7.       Konuyla ilgili tüm karar ve yetkiyi elinde tutar.
 
24 Mart 2011 – 45. Toplantı
 
24 lehte, 14 aleyhte ve 7 çekimser oyla kabul edilmiştir;
 
Lehte:
Angola, Bahreyn, Bangladeş, Burkina Faso, Kamerun, Çin, Küba, Cibuti, Ekvator, Gana, Ürdün, Kırgızistan, Malezya, Maldivler, Moritanya, Nijerya, Pakistan, Katar, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Senegal, Tayland, Uganda, Zambiya
 
Aleyhte:
Belçika, Fransa, Macaristan, Japonya, Mauritius, Meksika, Norveç, Polonya, Kore Cumhuriyeti, Slovakya, İspanya, İsviçre, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı, Amerika Birleşik Devletleri
 
Çekimser:
Arjantin, Brezilya, Şili, Guatemala, Moldova Cumhuriyeti, Ukrayna, Uruguay
 
Çeviren: M. Efe Fırat / Kaos GL